SuGibi posted at 25 Nisan, 2008 12:38
bi ara o kadar çok yürüyodum ki ayaklarım su topluyodu, kayboluyodum bi de. ama unutmuşum bunu yaptığımı, seni okuyunca hatırladım.
janus posted at 25 Nisan, 2008 14:27
nasıl özledim; uzun uzun yürümeyi de, deniz kenarını da, 'karşıyaka'yı da... :)
Donna Quijote posted at 26 Nisan, 2008 00:30
skoer, zaten her sey agir cekim bu aralar. yürüdükce daha da yavasliyor. acelem de yok gerci,
sugibi'm, kap umut'u cik diyecegim ama, bilirim, sizin oradaki sokak köpekleriyle basin belada.
janus, deniz nerede, camur gibi ren nerede. yine de su iyi geliyor. hep diyorum ya, gözlerini kisarak baktiginda ren'e, bogaz'a bile benzetebiliyor insan.
buzcevheri, z degil n o. dogaüstü güclerim de yok ne yazik ki. pasladigin mim aklimda hala, ilk firsatta...
terazi lastik cimnastik posted at 28 Nisan, 2008 16:44
Yurume P(r)atikleri Helsinki ilkbaharinda, butun kiyilarindaki tombul martilari es gecmeden ve yine yalniz kafamda yirmi kisi ile.. bir ben yoku, bir ben yokum.. hem yalniz hem kimsesiz ustelik yuruyorum.. buyuk kayalarina, cakil taslarina oturup butun karsi taraflara boyle bakiyorum. karakapli deftere ayni seyleri yazmaktan SIKILMISIM. hayatim adli kitabin eski bir sayfasini kacinci "tekrar..tekrar" okuyusum.. neden bu ani'ya ya da an'a takilip kalmisim.. neden korkuyorum butun "yeni" lerden. neden kaciyorum. yuruyorum Hellsinki sokaklarinda, sahillerinde Helsinki kadar yalniz ve aglamakli.. Cihangir geliyor aklima Yenikoy, Kuzguncuk.. ve kirikliklariyla birlikte hayal kirintilari.. kac kisi daha yuruyor benim gibi baska sokaklarda.. denk gelemiyorum..
-
skoer posted at 25 Nisan, 2008 05:51
-
SuGibi posted at 25 Nisan, 2008 12:38
-
janus posted at 25 Nisan, 2008 14:27
-
buzcevheri posted at 25 Nisan, 2008 15:17
-
Donna Quijote posted at 26 Nisan, 2008 00:30
-
terazi lastik cimnastik posted at 28 Nisan, 2008 16:44
Yorum Gönder veya Yorumlarý Kapatzaman kazandırıyor.
bi ara o kadar çok yürüyodum ki ayaklarım su topluyodu, kayboluyodum bi de. ama unutmuşum bunu yaptığımı, seni okuyunca hatırladım.
nasıl özledim; uzun uzun yürümeyi de, deniz kenarını da, 'karşıyaka'yı da... :)
zuperman'in ayakkabıları değil mi onlar? =)
www.buzcevheri.com
skoer, zaten her sey agir cekim bu aralar. yürüdükce daha da yavasliyor. acelem de yok gerci,
sugibi'm, kap umut'u cik diyecegim ama, bilirim, sizin oradaki sokak köpekleriyle basin belada.
janus, deniz nerede, camur gibi ren nerede. yine de su iyi geliyor. hep diyorum ya, gözlerini kisarak baktiginda ren'e, bogaz'a bile benzetebiliyor insan.
buzcevheri, z degil n o. dogaüstü güclerim de yok ne yazik ki. pasladigin mim aklimda hala, ilk firsatta...
Yurume P(r)atikleri
Helsinki ilkbaharinda, butun kiyilarindaki tombul martilari es gecmeden ve yine yalniz kafamda yirmi kisi ile.. bir ben yoku, bir ben yokum.. hem yalniz hem kimsesiz ustelik yuruyorum.. buyuk kayalarina, cakil taslarina oturup butun karsi taraflara boyle bakiyorum. karakapli deftere ayni seyleri yazmaktan SIKILMISIM. hayatim adli kitabin eski bir sayfasini kacinci "tekrar..tekrar" okuyusum.. neden bu ani'ya ya da an'a takilip kalmisim.. neden korkuyorum butun "yeni" lerden. neden kaciyorum. yuruyorum Hellsinki sokaklarinda, sahillerinde Helsinki kadar yalniz ve aglamakli.. Cihangir geliyor aklima Yenikoy, Kuzguncuk.. ve kirikliklariyla birlikte hayal kirintilari.. kac kisi daha yuruyor benim gibi baska sokaklarda.. denk gelemiyorum..